Merkez Bankası’nın yapmış olduğu üst üste gelen faiz artırımları, sıfır otomobillerde geleneksel hale gelen kampanyaların büyük oranda yavaşlamasında en önemli etken oldu. Diğer yandan ikinci el araç pazarında neredeyse tamamen kapanan kredi muslukları nedeniyle kredi kartına taksit ve senetle satış yollarını tercih eden tüketici, satın alma aşamasında güçlük çekerken, galeriler ve aracı kurumlar ise
stok yapmak yerine az karla, az stokla hızlı  satış yolunu tercih etmeye başladı. “Genel olarak tüm sektör sıkıştı diyebiliriz.” ifadesini kullanan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş “Şu anda ikinci elde bu anlamda bir kaos hâkim. Piyasa netleşmiş değil; bayramın oluşu, yaz aylarına giriş,seçim sonrası kur artışı beklentisiyle birlikte geçtiğimiz aylara göre piyasada bir talep ve hareketlilik var. Ama bu talebi
karşılayacak finansman desteği alıcı ve satıcı tarafında yok. Parasal sıkılaşma politikasının bankalar tarafından tam ve sıkı biçimde hayata geçirilmesi tüketicinin elini kolunu bağlamış durumda.” dedi.

400 bin TL’lik otomobilin geri ödemesi 1 milyon TL’yi aşıyor

Sektörün finansman tarafında birçok problemle baş başa kaldığını belirten Otomerkezi.net, tüketicilerin bankalara başvurduğunda sıfır kilometre veya ikinci el araçta BDDK’nın getirmiş olduğu vade ve tutar kısıtları nedeniyle almak istedikleri otomobil için istedikleri krediyi alamadığına dikkat çekti. Konuya ilişkin tespitlerini paylaşan Otomerkezi.net CEO’su Karakaş “Son 4-5 aylık dönemde satışlarda kredi
kartlarıyla işlem yapılıyordu. Ancak kredi kartlarının komisyonları da son zamanlarda oldukça arttı. Kredi kartı seçeneği halen krediye göre daha avantajlı olmakla beraber birçok satıcı da senetli sistemle yüzde 70’e kadar kredilendirip 48 aya kadar vade yapmaya başladı. Şu
anda tüketicinin önünde iki seçenek var: 1. kredi kartıyla 12 taksit imkânı, 2. senetli sistemle 48 ay vade. Tüketici bu yolları kullanarak satın alma yapmaya çalışıyor, genel itibarıyla finansal desteği otomotiv piyasasının tamamında yok hükmünde denilecek durumda. Artan faizler nedeniyle  tüketiciden müthiş bir şikâyet var. Örneğin 400 bin TL’lik bir otomobilin 24 ayda 1 milyon TL’yi aşan geri ödemesi var. Bu
durum da tüketiciyi otomobil satın alırken korkutuyor, cebini yakıyor.” dedi.

“Kimse yükün altına girmek istemiyor”

Karakaş şunları kaydetti: “Satın alma yapmak, stok tutmak yıllık 70-75 faiz maliyetlerle galeriler veya aracı kurumların tabiri caizse mevcut durumda işine gelmiyor. İkinci elde bu çerçeve pandemi dönemindeki uygun faiz-çok stok yönünde değil, az stok ve az karla hızlı devir yapmak üzerine kurulu bir düzene geçildi. Tabii bu durum da ancak otomobillin fiyatı çok cazipse ve ödeme seçeneklerinde esneklikler, kolaylıklar sağlarsanız gerçekleşebiliyor. Şu anda ikinci elde bu anlamda bir kaos hâkim. Piyasa netleşmiş değil; bayramın oluşu, yaz aylarına giriş, seçim sonrası kur artışı beklentisiyle birlikte geçtiğimiz aylara göre piyasada bir talep ve hareketlilik var. Ama bu talebi karşılayacak finansman desteği alıcı ve satıcı tarafında yok. Parasal sıkılaşma politikasının bankalar tarafından tam ve sıkı biçimde hayata geçirilmesi tüketicinin elini kolunu bağlamış durumda. Mevcut durumda galeriler otomobil almak istemiyor. Uzun dönem kiralamada da benzer; 1 milyonluk otomobili 24 ayda 2,5 milyon TL geri ödemeniz gerekiyor, yani 1,5 otomobil daha borcunuz oluyor. Sektörde kimse bu yükün altına girmek istemiyor. Bu nedenle kiralama ve filo tarafında da araç değişimleri yavaşladı. Genel olarak tüm sektör sıkıştı diyebiliriz. “