OPET, 2021’deki Ege orman yangınlarının ardından başlattığı Doğaya Saygı Projesi’ni ülke çapında bir harekete dönüştürdü. Yangından etkilenen köylerde rehabilitasyon çalışmaları gerçekleştiren ve çeşitli bölgelerde Opet Ormanları oluşturan OPET, “Doğaya Saygı Duy, Çöpüne Sahip Çık” sloganıyla çöp toplama seferberliği başlattı.

 Orman yangınlarına karşı toplumsal bir bilinç oluşturmak hedefi ile Doğaya Saygı Projesi’ni başlatan OPET, doğa ve çevreyi koruma vizyonunu, “rehabilitasyon, çöp toplama, ağaç dikme ile kuru ot ve örtü temizliğinden” oluşan yeni adımlarla ulusal bir harekete dönüştürdü. OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk’ün önderliğinde 2021 yılındaki Ege’deki orman yangınlarından sonra hayata geçirilen Doğaya Saygı Projesi ile Marmaris’e bağlı Bayır ve Osmaniye, Köyceğiz’e bağlı Otmanlar, Milas’a bağlı Çökertme, Gökbel ve Bozalan köylerinde gerçekleştirdiği rehabilitasyon çalışmaları ile projenin ilk adımını tamamlayan OPET, 15 Ağustos 2025 tarihinden itibaren de “Doğaya Saygı Duy, Çöpüne Sahip Çık” sloganı ile Türkiye genelinde çöp toplama seferberliği başlattı.Doğaya Saygı Projesi’nin bir sonraki adımı olan çöp toplama seferberliği dolayısı ile OPET Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı Fikret Öztürk, Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert, Çamlık Köyü Muhtarı Mehmet Kahraman, OPET çalışanları ve gönüllülerle Bodrum Çamlık Mevkii’ne bir araya gelen Nurten Öztürk, bu çalışma ile “çöpün doğaya verdiği zararı görünür kılmayı, çöpün orman yangınlarındaki rolünü hatırlatmayı, toplumsal davranış biçimlerinde kalıcı bir değişim yaratmayı” hedeflediklerini belirtti. Çamlık Meydanı’ndan hep beraber yola çıkan gönüllüler, yarım saat içinde bir römork çöp topladı.

“BU GELECEKTEKİ AFETLERİN ÖNÜNE GEÇME İRADEMİZDİR”

“Bugünkü Doğaya Saygı Duy, Çöpe Sahip Çık’ adımımız aslında; “sakın atma vatanını koru!”, “sakın atma vatanını yakma”,  “sakın atma çevreni öldürme”, “yaşat vatanı” projesidir” diyen Öztürk sözlerine şöyle devam etti:

“Bugüne kadar toplumun duyarlığını kazanmaya çalıştığımız, ulusal ve uluslararası alanda büyük ses getiren 25 milyon insana değen projeler gerçekleştirdik. Temiz Tuvalet kampanyasıyla 2000 yılında başladığımız bu yolda her projemizde ciddi bir değişimle fark yarattık. İnsanlarımızın bilinç düzeyini artırmaya bilinçli bir toplum yaratmaya çalıştık. Ama gördük ki 2004 yılında Yeşil Yol projesiyle yola çıktığımızda Avrupa’da bir kişiye 20 m2 yeşil alan düşerken bizde 20 kişiye 1 m2 yeşil alan düşüyordu. 2004 yılından bu yana olan orman yangınlarını düşünün, yangınların yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu düşünün.  Dolayısıyla bugün her gün ormanlarımız yanıyorsa ve her gün giderek boğazımıza sarılan urgan daralıyorsa bunun sorumlusu bizleriz, toplum olarak bizleriz, insanlarımız olarak bizleriz. Bu kampanyamız bir bilinçlendirme ve toplumda duyarlık yaratma projesi, ne kadar kişiyi inandırabilirsek ve bize katabilirsek o kadar mutlu olacağız. Bir kişinin dahi yangın çıkaran o kibriti atmamasına, o sigarayı, izmaritini atmamasına neden olabilirsek bugün görevimizi yapmış olacağız. Bugün Bodrum’da başlattığımız bu hareket, sadece bir temizlik eylemi değil; gelecekteki afetlerin önüne geçme irademizdir. Bu iradeyle, son yangınlarda yitirdiğimiz umutları Çanakkale,  İzmir ve Bursa’da yeniden yeşertecek, rehabilitasyon, ağaçlandırma ve yangın riski yüksek bölgelerde yapacağımız örtü temizliğiyle ormanlarımızı, yani vatanımızı koruma altına alacağız. Başta yerel yönetimler olmak üzere ilgili tüm kurumlarla ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yaparak sürdürülebilir bir dünya için çevreyi korumayı önceliklendiriyoruz. Bu hareketi organik bir seferberliğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz.”