Türkiye otomotiv satış sonrası ürün ve hizmetler sektörünün 2025 yılında, toplam pazar büyüklüğünün yaklaşık 9 milyar dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkanı Ali Özçete, maliyet yönetimi ve finansal disiplinin öne çıktığı 2025’in ardından 2026 yılında iç talepte kademeli toparlanma ve sektörde dönüşümün hız kazanmasını beklediklerini belirtti. Özçete, araç parkının yaş ortalamasının yüksek seyretmesi, elektrikli ve hibrit araç sayısındaki artış ve dijitalleşmenin satış sonrası pazarını desteklemeye devam edeceğini vurgularken, sektör için stratejik bir buluşma noktası olan Automechanika Istanbul’un Türk firmalarının yeni iş bağlantıları kurması ve küresel pazarlarda daha görünür hale gelmesi açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.  

Türkiye otomotiv satış sonrası sektörü; üretici, toptancı/perakendeci ve hizmet sağlayıcılarından oluşan geniş bir servis ağıyla hem büyük otomotiv üretim bölgelerinde hem de ülke genelinde faaliyet gösteriyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) ise 256 üye firmasıyla sektörün gelişimine katkı sağlıyor. Otomotiv satış sonrası ürün ve hizmetler sektörünün 2025 yılını temkinli ancak dengeli bir şekilde tamamladığını belirten OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, maliyet yönetimi, finansmana erişim ve nakit akışının yıl boyunca sektörün en önemli gündem başlıkları arasında yer aldığını söyledi. 2026 yılına ilişkin beklentilerinin daha pozitif olduğunu ifade eden Özçete, Türkiye otomotiv satış sonrası sektörünün uluslararası vitrine çıktığı en önemli platformlardan biri olan ve bu yıl 25’inci kez düzenlenecek Automechanika Istanbul’un sektör açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özçete, “Otomotiv satış sonrası pazarına 25 yıllık liderlik mottosuyla19-22 Mayıs tarihleri arasında Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Automechanika Istanbul 2026’nın sektörümüzün gelişimine ve uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

Maliyet yönetimi, finansmana erişim ve nakit akışı 2025’in gündemini oluşturdu

2025 yılını hızlı büyümeden ziyade dayanıklılığın ve finansal disiplinin öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirdiklerini belirten Özçete, “Sektörümüz açısından temkinli ancak dengeli geçen 2025 yılının gündeminin merkezinde özellikle maliyet yönetimi, finansmana erişim ve nakit akışı konuları yer aldı. İç pazarda dolar bazlı sınırlı bir daralma yaşansa da firmalar operasyonel kapasitelerini, istihdamlarını ve ihracat bağlantılarını büyük ölçüde korumayı başardı. Pazar büyüklüğüne baktığımızda ise Türkiye otomotiv satış sonrası pazarının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 9 milyar ABD doları seviyesine ulaştığını tahmin ediyoruz. Bu büyüklük; yedek parça, bakım-onarım hizmetleri ve ekipman tarafının yanı sıra elektrikli araçlara yönelik yeni servis alanlarını da kapsıyor” diye konuştu.

“Bakım ihtiyacının sürekliliği ve dijital satış kanalların gelişimi sektörü destekliyor”

Araç parkının yaş ortalamasının yüksek seyretmesi, bakım ihtiyacının sürekliliği ve dijital satış kanallarının gelişmesinin sektörü desteklemeye devam ettiğini ifade eden Özçete, “Bu nedenle 2025 yılında büyüme kontrollü seyretse de sektörümüz yapısal gücünü ve potansiyelini korudu. Geçtiğimiz yıl maliyet yönetimi ve finansal disiplin daha çok ön plandaydı. 2026’da ise iç talepte kademeli bir toparlanma ve daha dengeli bir büyüme öngörüyoruz. Özellikle araç parkının yaş ortalamasının yüksek seyretmesi, bakım-onarım ihtiyacının sürekliliği ve elektrikli/hibrit araç sayısındaki artışın sektörü desteklemeye devam edeceğini düşünüyoruz. 2023 yılında satışı gerçekleşen 1 milyon 232 bin 635 adet sıfır aracın garanti sürelerinin 2026 yılı itibarıyla sona erecek olması da satış sonrası sektörüne yönelen araç sayısını artıracak. Bunun sektöre pozitif yansımasını bekliyoruz. 2026 yılını büyümenin ve sektörel dönüşümün hız kazandığı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Bu süreçte sadece ciro artışını değil; katma değerli ürün gruplarının payını artırmayı, ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmeyi, dijital satış ve lojistik altyapımızı geliştirmeyi ve özellikle elektrikli araçlara yönelik teknik yetkinliği artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

2026 yılında sektör üç ana trende odaklanacak

2026 yılında satış sonrası sektöründe üç ana trendin öne çıkmasını beklediklerinin altını çizen Özçete, “İlk olarak, araç parkının yaş ortalamasının yüksek seyretmesi bakım ve onarım talebini canlı tutmaya devam edecek. İkinci olarak, elektrikli ve hibrit araçların artışı teknik dönüşümü hızlandıracak; batarya, yazılım ve yüksek voltaj sistemlerine yönelik servis hizmetleri daha fazla önem kazanacak. Üçüncü olarak ise dijitalleşme belirleyici olacak. E-ticaret kanalları, veri temelli stok yönetimi ve teknoloji destekli servis çözümleri rekabet avantajı sağlayacak. Bu açıdan baktığımızda 2026 yılı büyümenin, teknolojiye uyumun, verimliliğin ve katma değerli hizmetlerin öne çıktığı bir yıl olacak” dedi.