Continental, bölgesel yük taşımacılığına yönelik geliştirdiği 5. nesil hibrit lastik ailesini yeni Conti Hybrid HT 5 treyler lastiğiyle tamamladı. Yüksek kilometre performansı, düşük yuvarlanma direnci ve gelişmiş ıslak zemin tutuşu sunan yeni treyler lastiği, filolara daha ekonomik, güvenli ve sürdürülebilir operasyon imkânı sağlıyor.

Lider lastik üreticisi Continental, bölgesel yük taşımacılığına özel olarak geliştirdiği 5. nesil hibrit lastik ailesini Conti Hybrid HT 5 ile genişletti. Şehir içi dağıtımdan otoyol ve kısa mesafeli şantiye yollarına kadar farklı senaryolarda güvenilir performans sunan Continental’in yeni treyler lastiği, ön ve çeker akslarla uyumlu yapısıyla filoların operasyon verimliliğini artırmayı hedefliyor.Continental Otobüs ve Kamyon Lastikleri Ürün Geliştirme Başkanı Hinnerk Kaiser, yeni ürünle ilgili olarak şunları söyledi: “Conti Hybrid HT 5’i, bölgesel dağıtım taşımacılığının yüksek günlük taleplerine yanıt verecek şekilde geliştirdik. Sık dur-kalk trafiği, dar alanlarda manevra, viraj alma ve değişken yük koşulları gibi zorlu operasyonel şartlarda güvenli, verimli ve dayanıklı bir performans sunuyor.”

Yılda 32 Lastiğe Kadar Tasarruf

Conti Hybrid HT 5, bir önceki nesil Conti Hybrid HT 3+ modeline kıyasla yüzde 15’e kadar daha yüksek kilometre performansı sunuyor. Bu artış, treyler operasyonlarında lastik değişim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor.80 treylerlik ve treyler başına yıllık ortalama 110.000 kilometre yapan tipik bir bölgesel filo için bu gelişim, yılda yaklaşık 32 adet daha az lastik değişimi anlamına geliyor. Böylece yalnızca lastik maliyetleri değil, değişim, depolama ve tedarik süreçlerindeki operasyonel yük de azalıyor.Optimize edilen yuvarlanma direnci sayesinde yakıt tüketimi düşürülürken, filo işletme maliyetleri üzerinde de doğrudan olumlu etki sağlanıyor. Lastiklerin ticari araç filolarında toplam işletme maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu iyileştirme ekonomik açıdan kritik bir avantaj sunuyor. Aynı zamanda daha az yeni lastik üretimi sayesinde hammadde tüketimi azalıyor ve değer zinciri boyunca CO₂ emisyonlarının düşürülmesine katkı sağlanıyor.