EY Mobilite Tüketici Endeksi’nin yeni sayısına göre; 2025 yılında küresel ölçekte elektrikli araç satışları azalırken, içten yanmalı motorlu araçlara yönelim yeniden güç kazanıyor.

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın küresel otomotiv pazarlarında tüketici eğilimlerini analiz ettiği Mobilite Tüketici Endeksi’nin yeni sayısı, dünya çapında elektrikli araç satışlarında bir yavaşlamaya işaret ediyor. Endekse göre; tüketicilerin önemli bir bölümü içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) yönelirken, tüketiciler elektrikli araç sahipliğini de yeniden değerlendiriyor. Araştırmaya göre tüketiciler; menzil kaygısı, şarj altyapısındaki yetersizlikler, yüksek batarya maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle elektrikli araçlara sahip olma düşüncelerini yeniden gözden geçiriyor. Bununla birlikte; ABD’de her yıl düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2026, yeni nesil elektrikli araç modellerine gösterilen büyük ilgiyi gözler önüne serdi. Ancak, otomotiv sektörüne yön veren dünyaca ünlü markaların elektrikli modellerinin fuarda öne çıkmasına rağmen, bu ilginin satışlara aynı ölçüde yansımadığı görülüyor. 

İçten yanmalı motorlu araçlara yöneliyor

Endeks sonuçları, tüketici tercihlerinde net bir değişimi ortaya koyuyor. Buna göre; küresel otomobil tüketicilerinin yarısı (%50’si) önümüzdeki 24 ay içinde içten yanmalı motora sahip araç satın almayı planlıyor. Elektrikli araç (EV) tercihinin %14’e, hibrit seçeneğinin ise %16’ya gerilediği görülüyor. Aynı zamanda; potansiyel EV alıcılarının %51’i satın alım planlarında değişiklik olmadığını belirtirken, %36’sı jeopolitik gelişmeler nedeniyle satın alma kararını ertelediğini veya yeniden değerlendirdiğini belirtirken bataryalı elektrikli araç (BEV) satın alma talebinin tüm büyük pazarlarda gerilediği görülüyor. ABD’de teşvik politikalarındaki değişimler ve emisyon hedeflerindeki revizyonlar da bu eğilimleri etkiliyor. Aynı zamanda büyük çaplı otomobil üreticileri, tüketici talebindeki değişime yanıt olarak içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) ve hibrit modellere yeniden ağırlık veriyor.

Menzil ve şarj altyapısı endişesi

Endekse göre; tüketicilerin %29’u menzil kaygısını, %28’i ise yetersiz şarj altyapısı ve yüksek batarya değişim maliyetlerini elektrikli araçlara geçişin önündeki temel engeller olarak görüyor. Mevcut BEV sahiplerinin %32’si de menzil konusunda endişe taşıyor. Şarj deneyiminde öne çıkan sorunlar ise istasyon bulma zorluğu (%39), uzun bekleme süreleri (%37) ve yüksek şarj maliyetleri (%32) olarak sıralanıyor. Bununla birlikte; potansiyel BEV alıcılarının üçte biri, araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi yeni çözümlere açık olduğunu belirtiyor.Endeks sonuçlarına göre otomobil tüketicileri; bağlantılı araç teknolojilerine ilgi gösteriyor ancak öncelikler güvenlik, navigasyon, bakım ve araç sağlığı hizmetleri etrafında şekilleniyor. Konfor, eğlence ve ileri seviye otonomi ise bu temel beklentilerin gerisinde kalıyor. Anket katılımcılarının %39’u bağlantılı hizmetlerin yüksek maliyetini önemli bir engel olarak değerlendirirken, %60’ı düşük otomasyon seviyeleriyle kendini daha rahat hissediyor. Seviye 3 ve üzeri otonomiyi konforlu bulanların oranının ise yalnızca %26 olduğu görülüyor.

Satın alma süreci

Endeks sonuçlarında dikkat çeken bir başka verinin de bayiliğe verilen önemin olduğu görülüyor. Dijitalleşmenin artmasına rağmen bayiler, araç satın alma sürecinde hâlâ kritik bir rol oynuyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kesimi (%41’i), hâlâ satın alma işlemini fiziki olarak tamamlamayı tercih ediyor. Geçen seneki endeks verilerinde bu oran %61 idi. Ayrıca elektrikli araç  satın almayı düşünen tüketiciler, özellikle şarj altyapısı, batarya ömrü ve yeni teknolojiler konusunda daha fazla rehberlik ihtiyacı duymaları nedeniyle bayi etkileşimine daha fazla önem veriyor.  Sektör yetlililerinden Arda Karaçelebi, endeks sonuçlarıyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Elektrikli araçlar, önemli bir dönüşüm eşiğinde bulunuyor. CES 2026’da elektrikli araçların öne çıkmasına rağmen tüketici tercihleri, karar süreçlerinde hâlâ güven ve ekonomik dengelerin belirleyici olduğunu gösteriyor.  EY Mobilite Tüketici Endeksi’ne göre; şarj altyapısının yaygınlaşması, servis ağlarının güçlenmesi ve ikinci el değerine ilişkin netliğin artması, elektrikli araçlara olan güveni hızla artıracak temel unsurlar arasında yer alıyor. Tüketiciler bugün farklı teknolojileri karşılaştırarak daha bilinçli tercihler yapıyor; bu da tek tip bir yaklaşım yerine, farklı ihtiyaçlara hitap eden güç aktarma çözümlerinin önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde yazılım tanımlı araçlar, bağlantılı özellikler ve gelişmiş sürücü destek sistemleri; güvenliği artıran, daha kişiselleştirilmiş ve katma değerli bir kullanıcı deneyimi sunarak tüketici kararlarında daha belirleyici hale gelecek.”