Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretiminden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ile Hoşdere Otobüs fabrikasında buluştuk.30.kuruluş yılını kutlayan fabrika bugün iç pazar için üretiminin yanısıra 88 ülkeye otobüs ihraç ediyor. Acicbe sorularımıza şu yanıtları verdi..

Mercedes-Benz Türk yatırımları ne kadara ulaştı?
Mercedes-Benz Türk olarak Türkiye’ye yaptığımız yatırımlar, yalnızca rakamsal bir büyüklüğü değil, aynı zamanda ülkemizin otomotiv sanayi içindeki stratejik konumunu da güçlendiren uzun soluklu bir bağlılığı ifade ediyor. 58 yıllık geçmişimiz boyunca Türkiye’ye üretim, mühendislik ve ihracat alanında değer katıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, Hoşdere Otobüs Fabrikamız, Aksaray Kamyon Fabrikamız, iki AR-GE merkezimiz, Türkiye’nin yedi bölgesine yayılan geniş bayi ve yetkili servis ağımızla birlikte Türkiye’nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri konumundayız.İki fabrikamız ile Türkiye ekonomisine önemli ölçüde katkıda sağlıyoruz. Son on yılda gerçekleştirdiğimiz paslanmaz çelik karoseri imalat tesisi, endüstri 4.0 uygulamalarını hayata geçirdiğimiz kapak üretim tesisi, sürdürülebilirlik odağıyla işletmeye aldığımız ileri arıtma ve su kazanımı tesisi yatırımlarını hayata geçirdik. Fabrikamızın 10.yılında çok önemli bir yatırıma imza atarak Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın ise dördüncü katoferez daldırma sistemini kurduk. Bu yeni tesis yatırımı ile otobüsün amiral gemisi Travego’yu fabrikamızda üretmeye başladık. 422 bin metrekarelik arazide, yüksek teknoloji hatları, dijital üretim kabiliyetleri ve 4.500’e yaklaşan istihdamıyla Hoşdere, yalnızca Türkiye’nin değil, Daimler Buses dünyasının en büyük otobüs üretim tesisi haline geldi.Aksaray Kamyon Fabrikamız ise bugün Avrupa’nın en modern kamyon üretim üslerinden biri olarak konumlanıyor. Fabrikayı sadece üretim tesisi olarak değil, geleceğin ağır ticari araç teknolojilerine hazırlanan bir inovasyon merkezi olarak görüyoruz. Aksaray AR-GE Merkezimiz, Daimler Truck’ın küresel ağında dünyadaki tüm kamyon yol testlerine onay veren tek merkez olmasıyla da ayrı bir değer yaratıyor.
AR-Ge yatırımları ne durumda?
AR-GE ve inovasyona yaptığımız yatırımların güçlü sonuçlar vermesinden büyük gurur duyuyoruz. Üst üste 3. kez otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olmamız, AR-GE ve inovasyon yatırımlarına verdiğimiz önemin ve mühendislik gücümüzün en önemli göstergesi. İstanbul ve Aksaray’daki AR-GE merkezlerimiz, uzman mühendis kadromuzla birlikte çatı şirketimiz Daimler Truck AG’nin global ağında ‘Yetkinlik Merkezi’ olarak hizmet veriyor. Ayrıca, Aksaray AR-GE Merkezimiz Daimler Truck global ağı içerisinde tüm dünyaya Mercedes-Benz kamyonları için yol testi onayı veren ‘Tek Merkez’ konumunda. Bu merkezlerimizde geliştirilen inovatif çözümlerle hem ülkemize hem de sektörümüzün geleceğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz. İki AR-GE merkezimizdeki patent çalışmalarımız ile 2024 yılında da otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olduk. Son 10 yıllık süreçte gerçekleştirdiğimiz toplam patent başvuru sayısının yüzde 60’a yakınını son dört senede gerçekleştirdik. Bunlara ek olarak Türkiye’nin yedi bölgesine yayılan bayi ağımızı güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 4 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Bu yatırım yalnızca fiziksel altyapıyı büyütmüyor; müşterilerimize daha hızlı erişim, daha gelişmiş servis kapasitesi ve sürdürülebilir hizmet standartları sağlıyor.Tüm bunları toparladığımızda yine altını çizmek isterim ki Mercedes-Benz Türk bugün Türkiye’nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri konumunda. Türkiye için değer üreten bir şirket olarak kurulduğumuz günden bu yana ülkemize yaptığımız toplam yatırım tutarının historical value olarak baktğımızda 1.5 milyar Avro değerinde iken present value da 3.5 Milyar Avro seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bundan sonra da Türkiye’yi küresel üretim, mühendislik ve ihracat ağımızın stratejik bir üretim merkezi haline getiren uzun vadeli kararlılığımıza ve yatırımlarımıza devam edeceğiz.
Üretim–ihracat dengesi nasıl? Türkiye bu yapıda nasıl bir konumda?
Türkiye bugün yalnızca iç pazar için değil, Avrupa ve dünyanın birçok ülkesi için önemli bir otobüs üretim üssü konumunda. Mercedes-Benz Türk olarak bu konumun oluşmasında kuşkusuz ki büyük payımız var. Artan üretim kapasitemiz, mühendislik gücümüz, yüksek verimlilik standartlarımız ve global kalite gerekliliklerine uyumumuz sayesinde Türkiye’yi dünya otobüs haritasında üst sıralara taşıdık.Belirttiğim gibi fabrikalarımız hem ülkemiz otomotiv endüstrisi için, hem de global anlamda Daimler Truck network’ü için çok önemli bir pozisyona sahip. Bu konumumuz gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ve sağladığımız yüksek kalite ve verimlilikle önümüzdeki yıllarda gelişmeye devam edecek. Hoşdere otobüs fabrikamızda önümüzdeki dönemde de tam kapasite programla üretime devam edeceğimize inanıyorum, burada söylediğim gibi üretimimizin çok büyük bir kısmını ihraç ediyoruz ve bugün itibarıyla globaldeki talep de bu öngörümüzü doğruluyor. Keza geçmişte yalnız yurt içi Pazar için üretim yapan Aksaray Fabrikamız da uzun senelerdir global ağın çok önemli bir üretim lokasyonu olarak faaliyetlerine devam etmekte. Aksaray fabrikamızda da kurulu kapasitemizi yeni ürün ve projelerle en verimli şekilde kullanmaya devam edeceğiz.
30 yılda nereden nereye varıldı?
Şirketimizin 1995 yılına kadar geçen süredeki ilk 28 yılda ulaştığı otobüs üretiminin yaklaşık dört katını son 30 yılda Hoşdere’de ürettik. 1995’te faaliyete aldığımız Hoşdere Otobüs Fabrikamızda yıllık 2 bin şehirler arası ve şehir içi otobüs üretim kapasitesi ile yola çıktık ve 30 yılda geldiğimiz noktada yıllık kapasitemizi yaklaşık yüzde 125 artırdık. Fabrikamız şu anki Türkiye şehirler arası otobüs pazarının 4 katı büyüklükte otobüs üretimi yapabilecek kapasiteye sahip. Aslında bu da Türkiye’nin yıllık otobüs ihtiyacının tamamını Hoşdere Fabrikamızdan karşılayabileceğimiz anlamına geliyor. Hoşdere Otobüs Fabrikamızın, üretiminin yaklaşık yüzde 85’ini başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört kıtasına ihraç ediyoruz.Bugün Türkiye’de üretilen her 5 otobüsten 2’si bu fabrikada üretiliyor. Türkiye’den ihraç edilen her 10 otobüsten 4’ü yine Hoşdere fabrikamızda üretiliyor. Bununla da çok gurur duyuyoruz.Özetle Türkiye, hem üretim kabiliyeti hem mühendislik hem de ihracat gücüyle Avrupa’nın en stratejik ağır ticari araç üretim ülkelerinden biri haline gelmiş durumda. Mercedes-Benz Türk olarak bu yapının hem geçmişinde hem bugününde hem de geleceğinde etkin rol almaya devam ediyoruz.
Elektrikli ve alternatif yakıtlı araç üretim planları ne durumda? Mercedes-Benz Türk nasıl hazırlanıyor?
Avrupa’da bu konuda önce CO2 azaltım regülasyonu devreye girdi, ardından gerekli şarj altyapısının oluşturulmasını amaçlayan AFIR düzenlemesi yürürlüğe alındı. Ancak orada bile bu iki sistemin aynı hızda gelişmediğini ve sürecin beklendiği gibi gitmediğini bunun da dönüşümü yavaşlattığını görüyoruz. Avrupa’da öngörülen hedeflerde ve uygulanacak cezalarda bir esneme olacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla Avrupa’da yaşanan tecrübelerden ders almamız ve kendi uyum sürecimizi de bu tecrübeler doğrultusunda planlamamız büyük önem taşıyor. Bu yaşanan tecrübelerle birlikte, VECTO’da öngörülen hedeflerin ve cezaların ülkemiz ve sektörümüz için gerçekçi sınırlara çekilip uygulanmasının önemini de vurguluyoruz. Dönüşümün gerçekleşmesinin sadece üretilecek araçlara bağlı olmadığı, altyapı ve müşteri alım tercihlerinin dönüşümün hızını belirleyecek çok önemli faktörler olduğu bilinerek tüm adımlar bu doğrultuda atılmalı ve sağlanacak teşvikler de bu bilinçle sağlanmalıdır. Son dönemde regülasyonda Avrupa Komisyonunda esnemeler oldu bildiğiniz gibi ve şehirler arası otobüs segmenti hariç kamyon ve şehir içi otobüs segmentinde sıfır emisyonlu araçlarımız ürün portföyümüzde yer alıyor. Ancak bu dönüşümde pazarın ve altyapının hazır olması çok önemli.Şehir içi otobüs segmentinde 2018 yılından beri eCitaro ürünümüz var, baktığımızda bu dönüşümün en hızlı gerçekleştiği segmentin şehir içi otobüsler olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü burada operasyonel çevrimler daha kısa ve altyapı yatırımları daha kolay planlanabilir. Şehirler arası taşımacılıkta ise menzil, batarya ömrü, şarj süresi ve altyapı gibi unsurlar sürecin daha kademeli ilerlemesine neden oluyor. Son olarak otobüste interurban segmenti olarak ifade edilen daha kısa mesafe taşımacılıkta eIntouro aracımız lanse ettik.Mercedes-Benz Türk olarak da global stratejimiz doğrultusunda sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada ve sürdürülebilir ulaşımın tartışmasız lideri olma vizyonuyla ilerliyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Türkiye’de elektrikli otobüs üretebiliriz. Biz de elektrikli otobüs üretimi konusunda hazır hale gelmek için çalışıyoruz.